sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2011 Cuma

İzledim: Beni Asla Bırakma/ Never Let Me Go

Kazuo Ishiguro'nun aynı isimli romanından uyarlanan "Never Let Me Go" bilim kurgu temalı olsa da daha ok dram ve aşk duygularını barındırıyor. Filmin konusu; İngiltere'de geçen film, insanlara gerektiği zaman organ sağlamak için klonlanmış bir okul dolusu çocuğun yaşamları, aşkları ve hayata bakışları ele alınmış.
Yavaş ilerleye film, aksiyon severlere fazlasıyla durağan gelebilir. Yürek burkan bu hikayede benim izlerken resmen moralim bozuldu. Kaçamıyorlar, kendi hayatlarını yaşayamıyorlar, bedenleri onlara ait değil, aşkları bile yasak. Bu yüzdendir ki konu olarak bazılarına saçma gelebilir ama yine de benim ilgimi çekti, izlettirdi film kendini.

Film görsel olarak da bence iyiydi, geçtiği zamana göre çevre, dekor, özellikle yatılı okul mimari açıdan çok güzeldi. Filmi Keira Knightley için izlemeyi düşünüyorsanız Carey Mulligan filmi almış götürmüş. Carey güzel bir oyunculuk sergilemiş, duru yüz ifadesi ve yeteneğiyle geleceğin iyi oyuncuları arasında olucaktır bence.

Günümüzde bile hala tartışma konusu olan insan klonlama hakkındaki görüşünü açık bir şekilde ortaya koyan ve bu konu hakkındaki sosyal mesajı veren filmde Carey'in dediği gibi "Hayatlarını kurtardığımız insanlardan pek farkımız olduğunu düşünmüyorum" repliğiyle onların da insan olduğunu güzel bir şekilde vurguluyor.
Filmi izlemeyi düşünenlere iyi seyirler;)

12 Ocak 2011 Çarşamba

Flipped: İzleyin;)


O kadar sıcak bir aşk öyküsü ki, şu stresli zamanımda izlemek çok iyi geldi bana.
50'lerin sonunda geçen bu hikaye, iki çocuğun arasındaki aşkı anlatıyor. Juli, Bryce'a ilk görüşte aşık olmuştur. O gözler, o muhteşem gözler diyordu minik kız, bakışlarına hayrandı Bryce'ın:)) Gelin görün ki Bryce onu arkadaş olarak bile görmüyordur. Filmin en eğlenceli yanı ise, hikayeyi hem Juli hem de Bryce gözüyle anlatmasıdır. Kızların ve erkeklerin düşünce yapısının ne kadar farklı olduğunu ve gerçekten kızların erkeklerden daha önce olgunlaştığını bu miniklerin hikayesin de bile görebiliyorsunuz. 
Sonunda sıcak bir tebessüm ettiğim ve bitmeseydi ya dediğim bu filmi mutlaka izleyin;)

11 Ekim 2009 Pazar

Aşkın (500) Günü/ (500) Days of Summer

500days

Çok gitmek istedim bu filme, filmden kareler görünce klasik bir aşk hikayesi gibi gözüktü gözüme ama bildiğimiz o romantik komedilerden değilmiş bu film. Bu hafta gitmeyi düşünüyorum, havalar da bu aralar güzel gerçi ama biraz rahatlamaya ihtiyacım var, bu filmde biraz gülüp biraz hüzünlenicekmişim havası var. Gitmeyi düşünenlere iyi seyirler.

SİNEMA

Filmin konusuna gelicek olursak şöyleymiş;
Alışılmamış türde bir romantik komedi olan film, aşkın gerçek olduğuna inanmayan bir kadın ve ona aşık olan bir adamın hikayesini anlatıyor.

Tom Hansen, hayatından tamamen çıktığına emin olduğu zaman Summer Finn ile tanıştığı ilk günü hatırlar. Tom, kıza ilk gördüğü anda aşık olur. Hayatının geri kalan kısmını bu kızla birlikte geçirmesi gerektiğini biliyordur.

Ne var ki Summer ne aşka ne ilişkilere inanmamaktadır. Buna rağmen aralarında arkadaşlıktan öte farklı bir ilişki başlar. Birlikte geçirecekleri günler sıradışı, eğlenceli ve komik bir hikayeye tanıklık edecektir.

İlk defa Sundance Film Festivali'nde gösterilen film, hem eleştirmenlerden hem de seyirciden tam not aldı.

SİNEMA1

Filmdeki bayan oyuncu Zooey Deschanel ise son derece şirin gözüküyor bence, İnternetten birkaç fotoğrafını da paylaşmak istedim.

SİNEMA2
source:500daysofsummer,
beyazperde.com

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Barcelona Barcelona

Sıcak yaz günlerinde çoğu insandan farklı olarak evde oturup pineklemeyi çok seviyorum. Dün de evde kalıp DVD izlemeyi tercih ettim.

Vicy Cristina Barcelona; sıradışı bir yapım, sıradışı bir aşk hikayesi olmuş. Bilindik romantik filmlerden farklı üçlü bir aşk yaşanıyor filmde. Filmi izledikten sonra Barcelonanız tutabilir:) Barcelonanın o sıcaklığı, sanatsal yapısı ve mimarisi filme iyi yansıtılmış. Penelope nin oyunculuğu ise harikaydı; filmde dengesiz, pek de normal olmayan bir kadını canlandırıyor. Güzelliğine ve o tatlı aksanına diyecek yok zaten. Scarlett Johansson un ise fotoğraf çektiği sahneleri çok sevdim:)



Bunlar da ilginizi çekebilir

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...